Laka olarak her zaman olduğu gibi, bu kez “Eski kelimesinin Türkçe kökü nedir” konusunda sizin yanınızdayız.
Eski Kelimesinin Türkçe Kökü Nedir? Bir Kelimenin Peşinde Geçmişime Döndüğüm Gün
Kayseri’de yaşadığım evin küçük balkonunda oturup günlüğümü açtığım bir akşam, aklıma hiç beklemediğim bir soru düştü: “Eski kelimesinin Türkçe kökü nedir?” Aslında bu soru ilk bakışta basit gibi görünüyordu. Fakat o gün içimde taşıdığım bazı kırgınlıklarla, geçmişe duyduğum özlemle ve kaybettiklerimi yeniden anlama isteğimle birleşince bambaşka bir anlam kazandı.
Ben 25 yaşında, hayatımın büyük bir bölümünü Kayseri’nin tanıdık sokaklarında geçirmiş biriyim. Küçüklüğümden beri günlük tutarım. Bazen bir gün içinde yaşadığım en küçük ayrıntıyı bile yazarım. Bir kahvenin kokusu, eski bir fotoğrafın hissettirdikleri, çocukken duyduğum bir cümle… Hepsi benim için saklanması gereken küçük hatıralardır.
O akşam günlüğümün boş bir sayfasına şu cümleyi yazdım:
“Bazı kelimeler sadece anlam taşımaz, insanın içinde bir kapı açar.”
Eski kelimesi de benim için o kapılardan biri oldu.
Çocukluğumdan Kalan Eski Bir Defter
Birkaç gün önce annemin dolabını düzenlerken yıllardır görmediğim eski bir defter bulmuştum. Kapağı yıpranmış, sayfaları sararmıştı. Elime aldığım anda garip bir heyecan hissettim. Sanki geçmişim karşıma oturmuş ve benimle konuşmak istiyordu.
Defterin ilk sayfasında çocukluk yıllarımdan kalma birkaç yazı vardı. O günlerde yazdığım cümleleri okuyunca hem güldüm hem de içim burkuldu. Küçük halimin hayallerini, korkularını ve umutlarını görmek beni derinden etkiledi.
Bir an için hayal kırıklığı yaşadım. Çünkü yıllar içinde bazı hayallerimi sessizce geride bıraktığımı fark ettim. Çok istediğim bazı şeyleri ertelemiş, bazı duygularımı önemsememiştim.
Ama aynı zamanda büyük bir umut da hissettim. Çünkü o eski defter bana şunu hatırlattı: İnsan geçmişinden koparak değil, geçmişini anlayarak büyür.
İşte tam o anda “eski” kelimesinin anlamını daha farklı düşünmeye başladım.
Eski Kelimesinin Türkçe Kökü Üzerine Düşüncelerim
Araştırmaya başladığımda “eski” kelimesinin Türkçede çok köklü bir geçmişe sahip olduğunu öğrendim. Türkçenin eski dönemlerinden beri kullanılan bu kelime, zaman içinde yıpranmış, önceki zamana ait olmuş, geçmişte kalmış şeyleri anlatmak için kullanılmıştır.
“Eski” kelimesinin kökü Türkçede “eskimek” fiiliyle bağlantılıdır. Bu kök, zamanın etkisiyle değişmeyi ve önceki durumundan uzaklaşmayı ifade eder. Yani eski olmak sadece yaşlanmak değildir. Bir şeyin zaman içinde iz bırakması, deneyim kazanması ve geçmişten bir parça taşımasıdır.
Bu bilgiyi öğrendiğimde içimde farklı bir duygu oluştu. Çünkü çoğu zaman eski kelimesini olumsuz anlamda kullanıyoruz. Eski kıyafet, eski eşya, eski ev… Sanki eski olan her şey değerini kaybetmiş gibi düşünüyoruz.
Oysa benim elimde tuttuğum o eski defter, bana göre dünyanın en değerli eşyalarından biriydi.
Kayseri’de Geçmişle Karşılaştığım Sokak
Bir hafta sonra çocukluğumun geçtiği mahalleye gittim. Kayseri’nin o tanıdık sokaklarında yürürken içimde hem mutluluk hem de hüzün vardı. Bazı binalar değişmişti, bazı dükkânlar kapanmıştı. Eskiden her gün gördüğüm insanlar artık orada değildi.
Sokağın köşesinde durup uzun süre etrafa baktım.
İçimde büyük bir boşluk hissettim.
Çünkü zamanın hiçbir şeyi aynı bırakmadığını o gün çok net anladım. Çocukken bana sonsuz gibi gelen sokaklar şimdi daha küçük görünüyordu. Büyük sandığım birçok şey aslında sadece geçmişimin güzel parçalarıydı.
Bir süre sonra eski komşumuzun kapısını çaldım. Beni görünce yüzündeki şaşkınlık ve mutluluk karışımı ifade hâlâ aklımda.
Bana:
“Ne kadar büyümüşsün, zaman gerçekten hızlı geçiyor,” dedi.
Bu cümle basit görünse de beni çok etkiledi. Çünkü bazen insan kendi değişimini fark etmiyor. Başkalarının gözünde, eski fotoğraflarda veya yıllardır açılmamış bir defterde kendisiyle yeniden karşılaşıyor.
Eski Olan Her Şey Kaybolmuş Mudur?
O gece eve döndüğümde uzun süre düşündüm.
Eski olan şeyler gerçekten geride kalan şeyler miydi?
Bence hayır.
Bazı şeyler eskidikçe daha anlamlı hale geliyor. Çünkü onların üzerinde yaşanmışlıkların izleri bulunuyor. Eski bir kitapta önceki sahibinin parmak izleri, eski bir evde çocukluk sesleri, eski bir fotoğrafta unutulmayan anılar saklı olabiliyor.
Benim için eski kelimesi artık sadece geçmiş zamanı anlatan bir kelime değil.
O kelime bana dayanıklılığı, hatıraları ve değişimi hatırlatıyor.
Bir insanın yüzündeki çizgiler nasıl yaşanmışlıkları anlatıyorsa, eski eşyalar da kendi hikâyelerini anlatıyor.
Günlüğüme Yazdığım En Duygusal Sayfa
O akşam günlüğümün son sayfasına şu cümleleri yazdım:
“Bugün eski sandığım şeylerin aslında beni ben yapan parçalar olduğunu fark ettim. Geçmişime kızdığım, kaybettiklerime üzüldüğüm zamanlar oldu. Bazen kendime karşı büyük bir hayal kırıklığı yaşadım. Ama şimdi anlıyorum ki geride kalan her şey bana bir şey öğretti.”
Bu cümleleri yazarken gözlerim doldu.
Çünkü insan bazen geçmişinden kaçmaya çalışıyor. Eski hataları, eski ilişkileri, eski hayalleri unutmak istiyor. Fakat unutmaya çalıştığımız şeyler aslında bizi şekillendiren deneyimler oluyor.
Ben de geçmişimdeki bazı olayları değiştirmek isterdim. Daha cesur olmak, bazı fırsatları kaçırmamak, bazı insanlara daha fazla değer vermek isterdim.
Ama artık biliyorum ki eski olan her şey bir yük değildir.
Bazıları bize yol gösteren işaretlerdir.
Eski Kelimesinin Bana Öğrettiği Hayat Dersi
Bugün hâlâ günlük tutuyorum. Her yeni sayfaya başladığımda eski sayfalara kısa bir göz atıyorum. Çünkü geçmişimi hatırlamak bana güç veriyor.
Eski kelimesinin Türkçe kökü üzerine düşündüğüm o gün, aslında sadece bir kelimenin anlamını araştırmadım. Kendi hayatımın geçmişine de baktım.
Zamanın insanı değiştirdiğini, bazı şeyleri geride bıraktığını ama hiçbir yaşanmışlığın tamamen kaybolmadığını anladım.
Bir kelimenin içinde bile insanın hayatına dokunan büyük anlamlar saklanabiliyor.
“Eski” kelimesi bana artık yıpranmışlığı değil, değer kazanmışlığı ifade ediyor.
Çünkü bazı şeyler zaman geçtikçe azalmaz.
Tam tersine, yaşanmışlıklarla daha kıymetli hale gelir.
Kayseri’de küçük balkonumda günlüğümü kapatırken hissettiğim duygu buydu: Geçmişimden utanmıyorum. Eski olan hiçbir şeyden kaçmıyorum.
Çünkü beni bugün olduğum kişi yapan bütün izler orada duruyor.
Ve belki de insanın en güzel yolculuğu, kendi eski hikâyelerine sevgiyle bakmayı öğrendiği anda başlıyor.
Okuyucularımıza “Eski kelimesinin Türkçe kökü nedir” konusunda faydalı bilgiler sunmaya çalıştık. Laka ekibi olarak bizi okumaya devam edin!